Ya siz beyler, yukarıdaki saten yelek- gömlek- ceketleri giyip bu kılığa bürünür müsünüz?
Hayır mı?
Eğer 80′lerde gençliğinizi geçirdiyseniz mutlaka siz de bu şekilde giyinmişsinizdir. Utanmayın. İtiraf edin.
Şimdilerde köşe bucak sakladığımız fotoğraflardaki kıyafetler o zamanlar bizim için göze ne kadar hoş görünüyordu değil mi?
Moda insanı vezir de eder, rezil de !
Bugünlerde giydiğimiz kimi şeyler için de aynı duyguya kapılacağız bir gün.
80′ ler çocukluktan genç kızlığa geçiş yıllarına rastlayan benim gibiler için o zamanların moda akımları nasıl psikolojimizi bozduysa, akıllanmış olmalıyım ki, moda diye her abuk subuk şeyi uygulamıyorum.
Ama o yılları yaşamamış olanlar derslerini yeni alıyorlar. Bense bu yollardan geçmiş, aşmış, 100 yaşına gelmiş bir insan edasıyla başımı sallıyorum, ” Bir gün pişman olacaksınız nız nız!!! …”
Malum bir kaç sezondur 80′ler patırtısı sürüyor moda da. Marc Jacobs gibi yılları iyi uygulayanlar kadar kurban olan da çok.
“I hate 80’s” diyerek konumuza dönelim.
Vatkalar.
“Asla” listemde yer almasının sebebi dediğim gibi eskilere dayanıyor. Şimdi modacıların uyguladığı vatkalar nispeten çekilir olsa da omuzlara vatka yerine başka detaylarla dikkat çekilmesini tercih ederim. Bu yazının en katlanılabilir fotoğrafı aşağıdaki sanırım.
Lady Gaga gibi kamufle etmem gereken şeyler varsa o ayrı tabii…
Ve tabii Ugg . 80′lere ait olmayan ama o günlerdeki kimi akımlar gibi bir gün utançla hatırlayacağımız botlar. 1920 lerde üretilmeye başlanan botlar, 2000 yılı başlarında Amerika’da moda oldu. Ülkemizin gecikmeli adapte olduğu bu tasarım harikası !!! ”şey” ler anlayamadığım bir şekilde hala tercih ediliyor. Ufaklıkların ayaklarında son derece şirin dursa da, bir kadının- Ve hatta ayakları 3 numara büyük göstermesine rağmen, ilk ben giymiştim diyerek ortalığa atlayan muhtemelen ayakları 43 numara ve üzeri olan erkeklerin – ayaklarını neden bir ayı patisi gibi göstermek istediğini anlayamıyorum. 5 senedir anlamadım, daha da anlayamam muhtemelen.











